Çinli araştırmacılar, içme suyunu kaynatıp süzmenin içerdiği nano ve mikroplastik parçacıkları önemli ölçüde azalttığını belirledi. Sonuçlar, suyun sertliğine bağlı olarak yüzde 25 ile yüzde 90 arasında değişen bir arındırma oranı ortaya koydu.
Guangzhou Tıp Üniversitesi’nden biyomedikal mühendis Zimin Yu’nun yönettiği ekip, 2024 yılında hem yumuşak hem de mineralce zengin sert musluk suyu üzerinde deneyler gerçekleştirdi. Araştırmacılar suya yapay olarak nano ve mikroplastik ekledikten sonra suyu kaynattı ve oluşan çökeltiyi süzdü. Çalışma, suda mikroplastik kirliliğiyle mücadelede basit bir yöntem arayan bilim insanları için önemli veriler sundu.
Elde edilen sonuçlara göre su ne kadar sert olursa, kaynatma sırasında plastik parçacıkların çökmesi o kadar etkili oluyor. Litredeki kalsiyum karbonat miktarı 80 miligramdan 180 ve 300 miligrama yükseldikçe, nanoplastiklerin çökme verimliliği yüzde 34’ten yüzde 84 ve yüzde 90’a kadar çıktı. Yumuşak suda ise bu oran yaklaşık yüzde 25 seviyesinde kaldı.
Bilim insanlarının açıklamasına göre su ısındıkça sert sudaki kalsiyum karbonat çözeltiden ayrılarak kireç kalıntısı şeklinde plastik parçacıkların üzerini kaplıyor ve onları adeta “tuzağa düşürüyor”. Bu süreç, mutfaktaki su ısıtıcılarında sıkça görülen beyaz kireç birikintisiyle aynı mekanizmaya dayanıyor.
Bu şekilde kireçle kaplanan plastik kalıntıları, çay süzmekte kullanılan sıradan paslanmaz çelik bir süzgeçle bile ayırmak mümkün oldu. Araştırma ekibi aynı yöntemi daha yüksek yoğunlukta nanoplastik içeren suda da denedi ve benzer bir azalma gözlemledi.
Yu ve ekip arkadaşları, kaynamış su içmenin küresel ölçekte insanların nano ve mikroplastiğe maruz kalmasını azaltmak için uzun vadede uygulanabilir bir yol olabileceğini vurguladı. Araştırmacılar bu alışkanlığın şu an yalnızca bazı bölgelerde yerel bir gelenek olarak yaygın olduğunu da belirtti.
Mikroplastik neden sorun yaratıyor
Önceki araştırmalarda içme suyunda polistiren, polietilen, polipropilen ve polietilen tereftalat gibi plastik türlerinin kalıntılarına rastlanmıştı. Texas Arlington Üniversitesi’nin 2025 yılında yayımladığı literatür taramasına göre, insanların mikroplastikle temasının önemli bir bölümü doğrudan içme suyundan kaynaklanıyor; çünkü atık su arıtma tesisleri bu parçacıkları tamamen giderebilmiş değil.
Küresel ölçekte plastik üretimine başlandığından bu yana yaklaşık 9 milyar ton plastik üretildi ve bunun büyük bölümü tamamen çözünmeden giderek küçülerek gezegene yayılan ince bir toz haline geldi.
Plastik kalıntılarının insan sağlığına ne ölçüde zarar verdiği henüz tam olarak netlik kazanmasa da bazı araştırmalar bu parçacıkları bağırsak mikrobiyomundaki değişimler ve antibiyotiklere karşı artan dirençle ilişkilendirdi. Yu ve ekibi, elde ettikleri bulguların daha fazla örnekle sürdürülecek gelecekteki çalışmalar için zemin oluşturduğunu kaydetti.
Araştırma, “Environmental Science & Technology Letters” dergisinde yayımlandı.
Kaynak: ScienceAlert

